Son Düdük


Birkaç gün önce gelen haberle hepimiz dağıldık. Benim gibi bir çok insanın blog yazmasına neden olan adam, Aceto Balsamico, postlarından birisine gelen yorumlardan birinde 4 yaşındaki oğluna küfür edildiği için blogunu kapatma kararı almıştı. Hala da tartışılıyor, zira abuk sabuk futbol siteleri yanında, spor basınının içinde birinden gelen böyle bir blog hakikaten hepimizin sığınak yeri olmuştu. Aceto öyle bir yazıyordu ki, hani bazı romanları ya da şiirleri okursunuz da, dili o kadar doğaldır ki "ne var yani ben de yazarım bunu" dersiniz -mesela bana Orhan Veli şiirleri hep öyle gelmiştir- bir çoğumuz belki de yazmaya teşebbüs etmişizdir ama kağıt kalemi eline alınca insan durumun hiç de öyle olmadığını anlıyor. Bu da öyle birşey, ne yalan söyleyeyim ben daha kolay olacağını sanmıştım ama hiç de öyle değilmiş meğer.

Bundan sonra birçok vedaya daha rastladım, içlerinde ödül almış bloglar var Aceto gibi ama ne kadar da çok kişiden o son düdüğü duyduk bu ara? Bunların hepsi Aceto'nun nedenlerini öne sürmüyorlar elbette, onunki çok çirkin ve kimsenin yaşamasını istemediğimiz bir durum. Bloglar bir süreden sonra insanların hayatlarını ciddi şekilde etkiliyor anladığım kadarıyla. Şimdiden beni hiç etkilemeyecek gibi iddalarda bulunmak istemiyorum. Görücez. Zamanımı iyi ayarlayabilirsem eğer yeterince vakit bulabileceğime inanıyorum. Hele kısa süre sonra devreye girecek Amerika planımızı uygulayabilirsek eğer orada zaten problem olmaz, rahat rahat yazarım.

Bu yazı vesilesiyle bana bilmeden verdiği yürek için hiç tanımadığım Bülent Abi'ye bir kez daha sonsuz teşekkürler. Böyle güzel insanların bu ülkede yaşadığını bilmek bile benim için yeterince rahatlatıcı. Hadi eyvallah Aceto.

Hiç yorum yok: